Havas Ve TüTsü

RTTRET

HAVAS İLMİNDE ERVAHTA VE VARLIKLARDA KOKU

Koku havas ilminde de önemlidir. Görevli ruhaniler ile veya meleklerle irtibata geçebilmek için Alimler bazı kokular kullanmaktadırlar. Bunlar gerek yazım için mürekkepte gerekse tütsü olarak kullanılır. Zaman zamanda bazı ruhanilerin sevdiği kokuyu sürerek onlarla irtibata geçerler. Ayrıca bazı kokuların metafizikSel etkileri de bulunmaktadır. Bunlar tabiiki Cenab-ı Hakkın verdiği hikmet üzere olmaktadır.

– İnsan
– Cin
– Melaike
– Ruhaniyet ( ervah-ı Tayyibe ve ervah-ı habise olarak ikiye ayrılır )
– Hayvanat
– Nebatat

Tüm bu yaratılanlar koku ile birbirlerine irtibatlıdırlar. Bu irtibat sırlıdır. İhtiyaç ile nimet dengesini bizzat Allah-ü Teâlâ kontrol etmektedir. AllAhın dilemesi ile bu sır kokularla şifrelendirilmiştir. Bunların haberleşmeleri koku iledir. Şifaları koku iledir. Her türlü iletişimi koku ile sağlayabilirler.

”Koku, gönül gözünü açar”
Ervah-i Tayyibe ( Güzel ruhlar) hoş ve temiz kokuyu severler. Kötü ruHlar (Ervah-ı Habis) ise kötü kokuyu severler. Nasıl ki pisliği seven ve onun kokusunu hisseden pislik böceği varsa, Gülü koklayan bülbül de vardır.

Allahın esmaları zikredildikçe, sureleri okundukça yayılan hoş kokular bunları dinleyenlerin hoşuna gitmektedir. Adeta onların gıdasıdır. Hal böyle olunca hoş, temiz koku sürenler daima temiz ruhlarla birlikte olurlar. Tasarrufu kıyamete kadar devam edecek olan velilerin ruhları bu tür kokuları hissettiklerinde o kişinin güzel istidadlı olduğunu anlarlar ve onun için Rahmana müracaat ederler. Ondan yardımlarını esirgemezler.

Nasıl ki habis ruhlar kötü kokuları severlerse ve süfli varlıklar ile birlikte hareket ederlerse, denge için bunun aksinin olması da gayet normaldir.

Varlıklardan cin’ler; Sahih bir hadise göre kemiklerdeki etlerin kokusu ile gıdalanmaktadırlar. Yemeden koklayarak doymak…..

Havas âlimleri çalışmalarına başlamadan evvel iRtibatlı oldukları varlıkların hangi kokuyu sevdiklerini bilirler ve o kokuyu sürerler veya tütsü olarak yakarlar. Böyle bir eylem anında netice verir ve koku ile ilgisi olan teşrif eder ve çalışma başlar. Bu esnada meleklerde hazır bulunur.

Öyle çalışmalar vardır ki sadece koku ile hedef gösterilir, koku ile ne yapılacağı anlatılır ve koku ile her şey Allahın izniyle neticelenir.

“Öyle sözler vardır ki kokusundan kimin söylediği anlaşılır.”

Allah’ı cc. zikreden meclislerde Allah Anlatılan sohbet toplantılarında kullar ne kadar çok gönülden ona bağlanarak Rahmanı zikrederse veya ibadet ederse onun bulunduğu mecliste meleklerin, ulvi varlıkların ve güzel ruhların yanında olduğunu kendisinde bulunmayan güzel çeşitli kokularla anlayabilir.

“Önce hafif ılık bir meltem rüzgârı eser mekânda sonrasında insanın kalbi ürperir tüyleri diken diken olur. Tüm Letaifleri çalışmaya, Cenabı-ı Hakkı zikre başlar. Burnuna daha önce hiç duymadığı adeta kendinden geçebilecek mahiyette hoş bir koku gelmeye başlar. İşte o an, evet o an kıymetli bir andır. Amaca ulaşılmıştır. Bu an’ı yaşayabilmek insan için çok önemlidir. ”

İnsanoğlu eğer kulluğunu hatırlamaz ve isyan ve nisyan içerisinde bir yaşam sürerse Allahın zikrinden ve fikrinden bihaber yaşamaktaysa işte kötü kokular ondadır ve o kötü kokuları kullanır, sever. Ondan pis kokular yayılır. Haliyle şeytan ve türevleri ondan çok hoşlanırlar. Bu hale devam ettiği müddetçe her geçen gün pisliğin içine batmaya devAm eder. Çünkü her yanı habis koku ile sarılmıştır.
Ancak iradesine sahip olupta bir an gafletten uyanarak iyi amellere başladığı an ondan yayılan koku çevresinde bir bomba etkisi oluşturur ve ne kadar ervah-i habis, şeytan, süfli varsa hepsi helak olur. Daha önce bahsettiğimiz gibi kokunun diğer mahiyeti de manevi hissediliştir. Bu fiziki kokudan çok daha etkilidir.

Rahmanın anıldığı sohbetlerden yayılan mAnevi kokuları sadece melekler ve Ervahi Tayyibe hissetmez. Varlıklardan cinlerde bu kokuyu algılarlar. Bir dost sohbet meclisinde sohbet edilirken Kendiyas hazretlerine; edilen dualar, çekilen zikirler ve ayetler okunduğunda bunlar sizlerde ne gibi bir etki yaratıyor, hissediyor veya algılayabiliyor musunuz? diye soruldu. Önce Dağşabuaiyle kardeş söz alarak onlar bizim gıdamızdır dedi. Kendiyas hazretleri ise; ayetlerde kalpten okunan dualarda ve zikirlerde manevi bir ruH vardır. Bu ruh bize cennetten bir koku gibi gelir. “Men ilahe sarif ve men ruhi kealihin seft.” dedi. Sonra biz o yükselenlere şekil verir de ALLAH’a cc. hamd ile yükseltiriz diye devam etti sözüne. Yani bu kokuları cinlerde duyuyor, hissediyor ve algılıyorlar dahasın da o meclise katılmak için gayret sarf ediyorlar. O mecliste bulunmak için birbirlerini haberdar ediyorlar. O meclislerde bulunanlar için Rahman’a dualar ediyorlar.
Mü’min cinler, Ayet ve Esmalara hizmette bulunan varlıklar, hüddamlar, hadimler, ruhaniler, ulvi olanlar o âlemde bulunanlar ve Ricali Gayb âlemindekiler aşağıdaki yazdığımız kokuları severler ve eğer manevi âlem ile irtibata geçmek isteyen kişi bu kokuları kullanırsa Allahın izniyle amacına çabuk ulaşır. Ancak bu kokuları sürmenin yanında gerekli ayet veya esma, duaları da unutmamak gerekir. Süfliler hem kendileri pis kokarlar hem de hoş olmayan kokuları severler.

Varlıkların ulvileri genellikle gül ve safran kokusundan vazgeçMezler ancak yinede, ama icabet etmek için ama farklı sebeplerden dolayı özel sevdikleri veya ilgilendikleri kokularda vardır. Nasıl ki insanların beğendiği kokular farklı farklı ise ulvi ve süfli varlıklarında diğerlerine göre sevdikleri birbirinin zıddı kokulardır.

Ayet-el Kürsiyy hüddamı Seyyid kendiyas hazretlerinin en çok sevdiği koku amber’dir.

Zkir çalışmaları yapan bazı insanların mertebelerine göre çalıştıkları zikirleri değişmek ve onları farklı manevi iklimlerde dolaştırmak için gerek rüya gerekse ayni şekilde bazı esma ve dua tavsiyelerinin görevlisi olan Dağşabuaiyle ( biz ona zikirci diyoruz) kardeşimiz Zencefil ve Safran kokusunu çok sever.

Varlıklar Âleminde cezai işlerin görevlisi olan Seyyid Ahliaynil isimli Hüddam safran kokusunu çok sevmektedir. Bu kokuyu süren insan onun için önem arz etmektedir.

Yine hüddamlar dan künyesi Ebu Abdillah olan ama bu alemde Seyyid Hatmealeyn olarak tanınan varlık dostumuzun görevi dünya üzerinde iyi amelleri işleyenleri Allahın emri ve izniyle kollayıp korumaktır. Sevdiği koku ise Acve hurmasının kokusudur.

Cenab-ı Hakk bazı insanları seçer ve varlık boyutunda ve bu âlemde bazı görevler verir. Bu seçilmiş insanların eğitimine ve yetiştirilmesine bakan hüddamlar dan olan Abdultalib isimli kardeşimizin sevdiği koku Anzerut bitkisinin kokusudur.

Ayrıca dünyada Ms, Alzheimer, Şizofreni, akli dengesi bozuk yani kişinin hayatını tam manasıyla değiştiren hastalıklara muzdarip olan insanlara iyi hal şeklinde gözükerek onlara yardım eden daha önce süfli olan bizimde haberdar oluşumuzla müslüman olan ifrit kızımız Sümeyye, Kerkedeh ( Hibisküs, Mekke gülü, nar çiçeği ) kokusunu çok sever. Bu kardeşimiz çok güçlü bir yaradılışa sahiptir. Kendi âleminde hastalarla ilgilenecek olan kavimleri, varlıkları yönetir. Hüddamların isteklerini yerine getirir. Neredeyse ömrünün 30 yılını onlar ile birlikte geçiren Rabbimin Latif yaratılışlı kulu Hasan Şahinoğlu kardeşimizin vesilesi ile Rahmanın dilemesiyle Müslümanlığı seçEn bu kardeşimize Müslüman olduktan sonra isim babalığı yapmak bize nasib olmuştur. Daha önce adı “Dilara” iken biz onun adını Sümeyye koyduk Hamdolsun.

Ulvi varlıkların sevdiği bazı kokular:
1-Gül, 2-Safran, 3-Misk-u Amber, 4-Elma kokusu, 5-Melisa, 6-Ardıç, 7-Kakule, 8-Zencefil, 9-Safran. 10- Yasemin, 11- Karanfil 12- Reyhan 13- Lavanta 14- Çörek Otu 15- Sandal 16- Ud

Suflilerin sevdiği kokular: 1- Tütün (Sigara) kokusu, 2-Adamotu, 3-Lağım,4-Artık ve Leş kokusu, 5-Kankurutan, 6-Yaban kavunu, 7-Yanık kokusu 8- Günlerdir temizlenmeyen insan kokusu. Ayrıca hoş olmayan tüm kokular onların sevdikleridir, gıdalarıdır.

Aşağıda yazan yağların kokularını usulüne göre hazırlayıp gerekli işlemleri yerine getirerek sürenler veya çalışmalarında tütsü olarak bulunduranlar Ruhanilerle ve ulvi varlıklarla birlikte olurlar.
Gül , Defne , Yasemin, Safran, Karanfil , Reyhan , Lavanta , Çörek otu , Sandal, Ud, Misk, Amber, Zeytin.

“Koku adab ve usulüne riayet eden bir kul için muhteşem bir nimettir.”

Allah dostlarının genellikle tercihleri gül kokusu olmasına rağmen yinede manevi derecelerine has olsa gerek farklı kokuları kullandıkları olmuştur.

Abdulkadir Geylani hazretlerinin sevdiği kokuların başında “Gül” kokusu gelmektedir. Sonrasında ise “Itır”, “Menekşe” ve “İğde” kokusu gelir.

Üveyse-lKarani hazretlerinin kokusu Karanfil’dir. Sembolü ise “Dağ Lalesi “ ( Gelincik çiçeği) dir.

Emir sultan hazretleri Erguvan kokusundan vazgeçmezdi.

Mahmud Sami Ramazanoğlu k.s ise “Gül” esansını tercih ederlerdi.

Bediüzzaman Said-i Nursi k.s ise meleklerin sevdiği koku olan “Tefarik” (Paçuli ) kokusunu yanından eksik etmezlerdi.

Musa Topbaş k.s “Fevâkih, ve hum mukremûn. Fî cennâtin naîm.” Saffat 42-43. ayetinde buyrulan bir tür cennet meyvesi kokusuna mütevelliT meyvelerden oluşan “Fevakih” kokusu kullanırlardı. “Gül” esansıda vazgeçilmez kokuları idi.

Bazı kokuların bir takım faziletlerinden bahsedecek olursak;

Misk : Misk kullanan Nazarın etkisini ortadan kaldırır. Yanlarında madde olarak taşırlarsa nazar değmez. Misk kesesi ile taşınırsa büyü tutmaz. Cinler musallat olmaz. Sufli varlıklar uzaklaşır. Ayrıca miski kesesi ile taşıyana düşmanı zarar veremez ve insanlar tarafından sayılır, sevilir.

Amber : Kokusu basireti açar. Kalb gözünün açılmasını isteyen bu kokuyu sıkça kullanmalıdır. Amberin kokusu insan ruhunu güçlendirir. Peygamberimizin s.a.v kullandığı kokudur. Büyüye uğramış kişiye iyi gelir.

Paçuli : İşyerinde, veya evinde bu kokudan bulunduran kimsenin bereketi artar. Hiç para sıkıntısı çekmez. İsteyen para kesesine veya cüzdanına sürebilir.

Ayrıca insanları tesir altına almak ve sözünü dinletmek içinde aşağıdaki kokulardan her hangi biri kullanılabilir.

Gül : Kişinin kendisinden önce kokusu karşısındakini cezbeder. Kabul görmek isteyenler içindir.
Lavanta : İnsanı etki altına almak için kullanılır.
Miski amber : Sözün dinlenmesi, saygı hürmet görmek için kullanılan muhteşem bir karışımdır.
Reyhan : Bu koku ile herkesi kendinize hayran bırakabilirsiniz.

ZİNA BELASI STOP …

UUTYUTYUT

fakirliğin en büyük sebeplerinden biri zina
zenginlik bolluk bereket isteyen mutlaka zinadan uzak durmalı

İbn Ömer (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Zina fakirliği miras bırakır.”

Amr b. As (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“İçinde zina zuhur eden, yaygınlaşan hiçbir topluluk yoktur ki, onlar kıtlıkla cezalandırılmış olmasın.

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Zinanın altı sonucu vardır. Üç sonucu dünyada, diğer üç sonucu ise ahirettedir: Dünyadaki sonuçları şudur ki yüz suyunu döker, ölümü hızlandırır ve rızkı keser. Uhrevi sonuçları ise çok şiddetli ve sıkı bir hesap, rahman olan Allah’ın gazabı ve ebedi ateşte

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Rızkı engelleyen günahlardan biri de zinadır.”
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Zina fakirlik doğurur.”
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Dört şey vardır ki eğer onlardan biri bir eve girecek olursa viran olur ve bereket üzere bayındır olmaz: Hıyanet, hırsızlık, şarap içmek ve zina.

Karı-Koca Muhabbet İçin Dua

YUYTUTY

Karı-Koca arasındaki muhabbetin artması için Ta-Ha Suresinin 39.ayeti 41 defa okunursa eşler arasındaki muhabbet artar.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
” VE ELKAYTÜ ALEYKE MEHABBETEN MİNNİ ”
41 defa okunursa aralarında muhabbet meydana gelir.
Meali : (ey musa ! sevilmen ve benim nezaretimde yetiştirilmen için )sana kendimden sevgi verdim.
Bir kişi eşini çok seviyor ve ondan yeteri kadar sevgi göremiyorsa bir bardak suya 786 kere ” Besmele ‘‘ okuyup suya üfler ve o suyu eşine içirirse Allahü Tealanın izniyle ona karşı muhabbeti kazanır.

6 His

ghgfhfg

Çok kısa ve inanılmaz değerli bir zikir tevsiye ediyorum.
Bu ismi okumaya devam ettinizde zihniniz inanılmaz şekilde açılıcak ve hafızanız kuvvetlenecek,okudunuz,gördünüz duydunuz hiçbirşryi unutmayacaksınız. Ayrıca pek çoğumuzun istedi sahip olanlara imrendiği yeteneklerinizde inanılmaz değişikler olacak. Mesela altıncı hissiniz fevkalade gelişecek devam durumunuza göre birçok sırlara vakıf olabilirsiniz olacak olaylar, İlk kez karşılaştınız birinin geçmiş, gelecek bilgileri, zamanla istidanıza göre hislerinizde gelişme olur. Yalnız bu duaya son derece hürmet gösterip değeri bilinmelidir. Bu dua idris Aleyhisselam esma-i erbain (40 isimli duasının 6 ismidir) ayrıca devam ettiniz zaman Muhiddin ibn-i arabi Hz. şehabüddin sühreverdi hazretlerinin de himmetini kazanmış olursunuz ve yardımlarını görürsünüz.İSİM:”YA GAYYUMU FELA YEFÜTÜ ŞEY’ÜN MİN ILMİHİ VELA YEUDÜHÜ”

Bu yüce isim günde 27 defa okunmalıdır en az 40 gün devam edin devam durumuna göre sırları sizin üzerinizde orttaya çıkacaktır. Sabah kalkınca veya gece okursanız yararlı olur.

Büyük zatlar, bir kimse dua ettiği zaman 7 kere “Yâ Vehhâb” dese o kimsenin duasını Allah teala kabul eder, demişlerdir. Bir şey isteyen, düşman elinde bağlı kalan, rızkında darlık olan, ticaretinde ve kazancında çokluk ve kârlıllık olmayan veya seyrü sülûkünde her hangi bir fethi olmayan kimse üç gece veya yedi gece boyunca gece yarısı abdest alıp ve iki rekat namaz kılıp başını açarak ellerini havaya kaldırarak Yâ Vehhâb” dedikten sonra ihtiyacını Cenab-ı Hakk’a arzetse Allahü teala onun ihtiyacını karşılar, sıkıntısını giderir. Alintidir…

Hun isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Cinlerin insanları çarpma nedenleri

images-2

Cinlerin insanları çarpma nedenleri

‘’Erkek cinin insanlardan bir kadına, kadın cinin de insanlardan bir erkeğe aşık olması.İnsanın, kaynar su dökmek, yüksek bir yerden üzerine düşmek gibi nedenlerle cine haksızlık etmesi, kötülük etmesi ve cinin sebepsiz yere insanı çarparak ona zulmetmesi. Cinler insanlardan ancak, şu dört halde hoşlanır: aşırı öfke, aşırı korku, nefsin aşırı isteklerine düşkünlüğü ve aşırı gaflet.’’

Cinler vücudun hangi noktalarından çarpar?

‘’Çarpan ruhların, çarptıkları başlıca üç nokta vardır: Beynin kaidesi, saç örgüsünün güneş gören yerleri, tenasül organlarına hakim olduğu merkez.’’

Cin çarpmasının belirtileri:

Bu arazlar iki kısma ayrılırlar.

  1. Uykudaki arazlar.
  2. Uyanıklık halindeki arazlar.

 Uykuyla ilgili arazlar şunlardır:

  1. Uykusuzluk, Yani insanın ancak yattıktan uzun süre sonra uyuyabilmesidir.
  2. Geceleyin çok uykusuz kalmak.
  3. Kabuslar, İnsanın, uyurken, kendisine sıkıntı veren bir şeyi görmesidir. O uykuda bağırarak yardım ister ama bir türlü bunu beceremez.
  4. Korkunç rüyalar, Uyurken kedi, köpek, deve, yılan, aslan, tilki ve fare gibi hayvanlar görmek.
  5. Dişlerini gıcırdatmak.
  6. Uyurken gülmek,ağlamak ve çığlık atmak, inlemek, kalkıp şuursuz olarak yürümek, kendisinin yüksek bir yerden düştüğünü zannetmek, bir çöplükte veya ıssız bir yerde zannetmek.
  7. Aşırı uzunlukları veya aşırı kısalıklarına dikkatle bakılan,tuhaf özellikleri bulunan insanlar ve siyah insanlar gördüğünü zannetmek.
  8. Uyurken çeşitli karaltılar görmek.    

     Uyanıklık halindeki belirtiler:

     1-Devamlı baş ağrısı, ancak bunun şartı vardır. Bu ağrının sebebi göz, kulak, burun,

Boğaz veya midedeki bir hastalıktan olmamalı.

2-Yüz çevirmek, Bu, Allah’a zikirden ve namaz, oruç gibi farz ibadetlerden yüz

çevirmektir.

 3-Dağınıklık. Bundan maksat, zihni dağınıklıktır.

   4-Tembellik. Bu durumdaki kişi hiçbir şey yapmak istemez.

   5-Sara, Bu sinir kasılması adı verilendir.

   6-Organlardan birinde, tıbbın tedavi edemediği bir ağrı.

 

70 bin Kelime-i Tevhid Okumak

 

Allah dostlarindan bir zat, 70 bin kelime-i Tevhid cekmis, fakat sevabini hic kimseye bagislamayip hediye etmemis duasini etmemis, öyle bekliyormus. 

Bu muhterem zat, bir gün bir ziyafette yemek yerken, hal ve kesif ehli, irfan sahibi bir genc, elini yemege götürür götürmez aglamaya basladigini görmüs. O gence:

— Ne oldu, bir derdin mi var? Hastamisin bir yerin mi agriyor felan deyenlere Genc:

— Cehennemi gördüm, annemin orada azab cektigini gördüm, görüyorum onun icin agladim diye cevab vermis.

Allah dostu okudugu 70 bin kelime-i Tevhidin savabini, hemen bagislam

— Ya Rabbi! Biliyorsun ki; Tevhid kelimesini Lâ ilâhe illallah cümlesini 70 bin kere okudum. Iste onun sevabini bu cocugun annesinin ruhuna azabtan kurtulmasi icin hediye ediyorum! diye hediye edivermis.

Allah’in sevgili kulu bu hediyeyi eder etmez, cocuk gülümsemis, ve annem cehennemden kurtuldu diye sevinmis. Ve yemek yemege baslamis.

Allah dostu bu muhterem zat:

— 70 bin kere kelime-i tevhidi okuyan veya okuyup baskasina hediye edildigi takdirde cehennem azabindan kurtulusa sebeb olur. Hadis-i serifi aklima geldi, okudum ve Hadisin dogruluguna inandim demistir.

AÇIKLAMA: 

Kelime-i Tevhid okuyan cennete gidecek ve Allahin lutfuna erecektir. 70 bin kelime-i Tevhid okumak icin Allah’in dostu ve ehli olan muhteremlerce mâlumdur. Hatta halkimiz arasinda da 70 bin kelime-i Tevhid okumak meshurdur.

Sevgili Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimiz, Hadis-i seriflerinde: 

TAHASSÜN DUASI

 

TAHASSÜN DUASI

Zararlardan korunmak Cinlerin ve şeytanların saldırmasından ve zarar vermelerinden muhafaza olunmak için

Tahassün duası

Her türlü afattan cinlerin ve şeytanların zararlarından tasallutlarından ve zararlarından emin olmak istiyorsan bu duayı sürekli okumalısın sabah ve akşam 7 kere okunmalı , okuma esnasında tarif edildiği gibi hareket edilmeli. Biiznillah hiç bir şey zarar veremez. Bu bir kalkan gibidir. bu kalkan ile Allah’a sığınıldığında yapılan tüm saldırılar boşa gider. hiçbir zarar sana erişemez. Nasıl kalkan sana gelen saldırılarla senin aranda bir engel oluşturuyorsa bu da öyledir.

Okuma esnasında eğer sadece kendin için okuyorsan yerleri geldikçe tahassuntü, eksamtü,tevekkeltü,dahaltü kelimeleri okunur eğer aileni vs. bir kaç kişiyi aynı çember içine almak istersen tahassanna, eksamna, tevekkelna, dahalna kelimeleri okunacaktır. Aşağıdaki açıklamalarıda okuyunuz.

(KENDİNE OKURSAN)
Tahassantü bi zil mülkü vel melekût. Ve aksamtü zil ıizzeti vel ceberût. Ve tevekkeltü alel hayyil kayyümüllezi lâ yenamü ve lâ yemût. Dehaltü fî hıfzillah Dehaltü fî emânillah Dehaltü fî hızillah. bihakkı

(burada ker kelime okunurken sağ elin küçük parmakları teker teker kapatılacak)

kêf , hâ , yâ , ayn, sâd, küfiytü

( buradaki kelimeler okunurkende sağ elin baş parmağından başlayarak parmaklar teker teker her harfte bir parmak açılacak)

Hâ , mîm , Ayn, Sîn , kâf, humiytü bi la havle ve la kuvvete illabillahil aliyyil azıymi tevekkeltü alâ rabbî ve rabbiküm mâ min dâbbetin illa hüve ahizum binasıyetiha inne rabbî alâ sıratim müstekıym. Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin zil hulukil azıym. Ve alâ âlihi ve sahbihi bi adedi ıilmillahil azıym. Velhamdü lillahi rabbil alemiyn.

(ÇOĞUL – AİLENLE,ÇOCUKLARINA FALAN OKURKEN)

tahassanna bi zil mülkü vel melekût. Ve aksamna zil ıizzeti vel ceberût. Ve tevekkelna alel hayyil kayyümüllezi lâ yenamü ve lâ yemût. dehalnâ fî hıfzillah dehalnâ fî emânillah dehalnâ fî hızillah. bihakkı

(burada ker kelime okunurken sağ elin küçük parmakları teker teker kapatılacak)

kêf , hâ , yâ , ayn, sâd, küfiytü

( buradaki kelimeler okunurkende sağ elin baş parmağından başlayarak parmaklar teker teker her harfte bir parmak açılacak)

Hâ , mîm , Ayn, Sîn , kâf, humiytü bi la havle ve la kuvvete illabillahil aliyyil azıymi tevekkeltü alâ rabbî ve rabbiküm mâ min dâbbetin illa hüve ahizum binasıyetiha inne rabbî alâ sıratim müstekıym. Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin zil hulukil azıym. Ve alâ âlihi ve sahbihi bi adedi ıilmillahil azıym. Velhamdü lillahi rabbil alemiyn.