Cin savar

    Bir kişi cinlerden rahatsız oluyorsa, Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri bir tavanın içine bir yemek kaşığı üzerlik tohumu, bir yemek kaşığı Çörek otu, bir yemek kaşığı Susam, bir yemek kaşığı Kişniş, çekilmemiş ve kavrulmamış Kahve ve 7 adet defne yaprağı konulur ve kavrulur (her seferinde yeni malzemeler kullanılır). Çıkan duman ağzından burnundan çekilirse o kişiyi ya da yapılan mekanı kötü ve azgın olan cinler Allah’ın izniyle terk eder.

MUSKA TAŞIMAK BİDAT VEYA ŞİRK MİDİR?

Aziz kardeşim! Kuran’ı Kerim den bir ayetin yazılıp taşıması neden şirk olsun ki. Başta Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) olmak üzere Allah’ın veli kullarına dahi dil uzatan kişiler ki; (bunlar daha çok vahhabidirler) her şeye şirk, bidat deyip hatta bir mümin kardeşimize bile kâfir sıfatı ile sıfatlandırmaya çalışan aklı kıt maneviyatsız insanlara aklen ve ilmen cevabımız şudur ki:

Bir hadisi şerifte Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) buyurdu ki: “Sizden biriniz bir mümin kardeşine kâfir derse bu söz kendine döner ve kendisi kâfir olur”

Sanki dini babalarının diniymiş gibi insanları dinden çıkartıyorlar ve kâfir diyorlar. İslam dini hayat vermek için gelmiştir. Öldürmek ve öldürtmek için değil. Bu insanlar hemen kestirip atıyorlar ve öldürüyorlar. Hâşâ Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem) için ” O ölüp gitmiştir ” diyorlar. “O artık fayda vermez” diyorlar.”O da bizim gibi insan” diyorlar.

Ey deli insan; Bu âlemler onun hürmetine yaratıldı.

وما أرسلناك إلَّا رحمة للعالمين

“Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” ( Enbiya suresi 107. Ayet )

Ne yani Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem ) ahirete intikal ettide rahmet kesildi mi? Allah (celle celalühü )  :

ولَا تقولوا لمن يقتل في سبيل اللهِ أموات بل أحياء ولكن لَا تشعرون

” Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz. Asıl yaşayanlar onlardır ” ( Bakara suresi 154 )

Şimdi derler ki: ” Bu şehitler içindir ” . Bire zındık imanı olmayan nasıl şehit olabilir. Bu imanı anlatan ve Allah’a yaklaşma vesilesi olan Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve selem) şehitlerin imamı nasıl olabilir. İşte ayette dediği gibi bunu siz anlayamazsınız. Şeytan sağ mıdır? Yeryüzünde midir? Dünyayı anında dolaşıp insanları hataya ve şirke düşürüyor mu? Buna bir itirazın var mı? Peki, Allah’ın sevgilim dediği bir Peygamber niçin ümmetine yardım etmesin. Allah’a ve Peygamberine gönül vermiş ve Allah’u Teâlâ’nın nurunda hayat bulmuş neden himmet etmesin. Neuzubillah bunlar şeytandan aşağılar mı?

Sen ruh nedir bilir misin? Ruh Allah’ın bir emridir. Sırrından bir sırdır. Allah’ın kudretidir. Beden ölür ruh ölmez. Allah dilerse o ruhaniyeti yardıma gönderir. Allah’ın Peygamberlerine ve dostlarına dil uzatanın Allah dilini koparsın. Her iki cihanda da yüzleri kara olsun.  Vesilesiz vasıtasız hiçbir yere ulaşılmaz. Allah’u Teâlâ Hazretleri bile kulu ve Resulü olan Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve selem)’e Cibril-i Emin vasıtası ile nurlu ve kutsi ayetlerini göndermedi mi? Allah’u Teâlâ’nın Cebrail’e ihtiyacı mı vardı? Direkt Peygamberine ayetleri gönderemez miydi? Bu bize vesilesiz ve vasıtasız Allah’a ulaşılamayacağının en büyük örneğidir. Kafa gözü ile bakarsan Kâbe taş değil mi? Taş yığınlarına mı secde ediyorsun? Allah ayette buyurduğu gibi:

فليعبدوا رب هذا البيت

” Bu beytin Rabbi olan Allah’a taparım ve ibadet ederim ” ( Gureyş suresi 3. Ayet )

Şimdi siz bize bir ayet ile cevap verirsiniz. ” O müşriklere sorulduğu zaman. Niçin putlara tapıyorsunuz? Onlarda derler ki; Bizi Allah’a yaklaştırsın diye. Biz bu kişileri putlaştırmıyoruz. Onlara secde etmiyoruz. İmamsız cemaat olmaz. Onları seviyor ve hürmet gösteriyoruz “.  O müşrikler o putlara secde ediyordu ve onlar müşrik idi. Bizler Müslüman’ız, ehli-sünnet vel-cemaatiz. Nusha taşıma konusuna gelince.

Adam namaz kılmaz, abdest almaz, kerhaneden birahaneden çıkmaz da boynuna nusha asar “Bu beni koruyor” derse işte bu şirk olur. Harama helale dikkat eder, namazlı abdestli olduğu sürece Allah’u Teâlâ’nın ayetine tanzim ve hürmet göstererek taşırsa bu onu korur ve muhafaza eder.

Kulak Daveti

Bir kişi hakkında bilgi almak veya bir konu ile ilgili istihare yapmak istersen aşağıdaki esmaları 1.001 defa güzel bir tütsü eşliğinde mum ışığı altında gece saat 01:00 de okursun,

“Hâdí, ḣabír, besîr, mübîn”.

Ayrıca her yüzde bir aşağıdaki dua okunur,

İhdiní yâ hâdí ve eḣbirnî yâ ḣabîr ve ebsırnî yâ basîr ve beyyinlî yâ mübîn

Ardından kimseyle konuşmadan yatılır. İlk geceden faydasını görürsün. 21 gece devam edilir.

irade kuvveti için dua

Türkçe Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim,

Allahumme yâ senede men lâ senede lehü. Ve yâ zuhre men lâ zuhre lehü. Ve yâ câmi’eşşettâti. Ve ya râhimel emvâti. İrhamni rahmeten tuğninî biha an rahmeti men sivâke.

Allahumme lâ emlikü linefsi nef’an ve la dârren ve lâ mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşûran. Allahumme vessî’li fîmâ rezaktenî. Ve bârik li fîmâ ve hebtenî. İnneke alâ külli şey’in kadîr. Ve lâ tusallit aleyye bizünûbi men lâ yerhamunî yâ erhamerrâhimîn. Verzuknî hayre’ddünya vel âhireti yâ Rabbel âlemîn.

İlahi, in afevteni fe lâ yenkusu fî mülkike şey’en. Ve in tu’azzibnî fe lâ yezîdu fi sultânike şey’un, inneke tecidü men yuazzibu gayrî, ve ene lâ ecidü men yerhamunî gayrüke, ferhamnî yâ rahîmu, yâ rahîmu, yâ rahîmu. Bi rahmetike ya erhamerrâhimîn.

İlâhî, enel abdü’zzelîlü’l fakîrü’l âcizü, ve enter’rabbul azîzül ganiyyül kâdirü. Azziznî bi izzetike ve ağninî bifazlike ammen sivâke ya rabbel âlemin.

Allahumme’ğfirlî zünûbi ve keffir annî hatietî vec’alnî min ibâdike’ssâlihîne.

Açıklama:

Bu mübarek duâ çok canlı bir duadır. Hak’tan merhamet, rahmet, hayat, kuvvet ve sağlam irade istemek için sığınılan dualardan bir tanesidir. Ayrıca insanın kendi kendine hiçbirşeye gücü yetmediğine, ne menfaat ve ne de mazarrat def edemeyeceğini beyan hususunda bir rehberdir.

Ayrıca rızkın genişlemesi, çoluk çocuğun terbiyeli ve imanlı yetişmesini temin için de okunmaktadır. Düya ve ahiretin saadeti, sıhhat ve afiyetin önemi de belirtilmektedir. Nefsimize zulmettiğimizi, çeşitli günahları bile bile yaptığımızı ve bunları anlar olduğumuzu da bu duada belirtmekteyiz. Demek istiyoruz ki: Allah’ım, eğer beni affedersen mülkünden hiçbirşey kaybetmezsin. Eğer bana azab edersen mülkünde hiçbirşey fazlalaşmaz. Ben senden başka merhamet edeni bulamadım. Öyle ise bana merhamet et, ey merhamet edicilerin en merhametlisi Allah’ım. Ben zelil, fakir ve aciz bir kimseyim, sen ise aziz, gani ve kâdirsin; izzetinle beni aziz kıl, fazlınla beni zengin kıl, kimseye beni muhtaç etme ey Alemlerin rabbi olan Allah’ım. Allah’ım günahlarımı mağfiret et ve hatalarımı mahvet. Beni iyi kullardan eyle.

İşte bu duada buna ait dilekler mevcuttur. Bu dileklerden başka daha birçok münacatlar ve sığıntılar vardır. Yeter ki gönül hoşluğu ile ve kalb ferahlığı ile okunsun.

Hizb-ul İhfa

Düşmanların kötülüklerinden şerlerinden korunmak, aleyhinde konuşulmasını önlemek, her türlü belayı uzaklaştırmak, kazalardan korunmak için her gün yedi kere okunur.

Büyük bir belanın uzaklaşması haklı bir davayı kazanmak, dağılmış veya bozulmak üzere olan bir yuvayı düzeltmek ve ihya etmek için yedi gün kırk birer defa okunur.

Bismillahirrahmanirrahıym
İhtecebtü bi nurillahil kadimil kamil Ve tahassantü bi hisnillahil kaviyyiş şamil Ve rameytü men bega aleyye bi sehmillahi ve seyfihil katil Allahümme ya Galiben ala emrihi. Veya kaimen fevka halkihi veya hailen beynel meri ve kalbihi hul beyni ve beyneş Şeytani ve nezğihi, ve beyne men la takate li bihi min’ halkike ecmein Allahümme küffe annı elsinetehüm, vağlül eydiyehüm ve ercülehüm, varbit ala kulübihim, ve’cal beyr ve beynehüm sedden min nuri azametike ve hicaben min kuvvetike ve cünden min sultanike inneke Hayyün, Kadirün. Muktedirün, Kahhar Allahümme ağşi anni ebsarel eşrari vel zalemeti hatta la übali bi ebsarihim yekadü sena berkihi yezhebü bil ebsar Yukallibullahül leyle ven nehar İnne fi zalike leibraten li ülil ebsar Bismillahi kaf ha ya ayın sad Bismillahi ha mim ayın sin kaf Kemain enzelnahü mines semai fahtelata bihi nebatül ardi feasbaha heşimen tezrühür riyah Hüval-lahüllezi la ilahe illa hu, alimül gaybi veş şehadeti hüver Rahmanürrahim Yevmel azifeti izil kulübü ledel hanaciri kazimine ma lizzalimine min hamimin ve la şefi-in yuta’ Alimet nefsün ma ahdarat. Fela uksimü bil hunnesil. Vel cevaril künnesi. Vel leyli iza as’ase. Ves subhi iza teneffes Sad. Velkurani ziz zikr. Belillezine keferu fi izzetin ve şikak Şahetil vücuh amiyetil ebsar ve kelletil elsünü. Cealtü hayrihim beyne a’yünihim ve şerrihim tahte akdamihim ve hatemi Süleymane beyne ektafihim, la yesmeune, vela yubsirune, ve la yentikune. Bihakkı Kaf, Ha Ya, Ayın, Sad. Fese-yekfike-hümullahü ve hüves semiul Alim. (3 kere) inne veliyyiyallahül-lezi nezzelel kitabe ve hüve yetevelles salihin (3kere) Fe in tevellev fekul hasbiyallahü la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltü ve hü Rabbül Arşil Azim (7 kere.) Bel hüve Kur’ anul mecid. Fi levhin mahfuz Allahümmahfızni min fevkıy ve min tahti ve an yemini an şimali ve min halfi ve min emami ve min zahirı ve min batıni ve min ba’dıy min külli ve min hayli ve beyne ma yehulü beyni ve beyneke ya allahü ya allahü ya allahü ve la havle ve la kuvvete ila billahi aliyyil azıym Ve sallellahü ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve selleme teslima.Amin.

Salaten tüncinanın Havas Terkibi

İstemiş olduğun her türlü dilek için, Salati Tüncina baha biçilmez müessir bir hazinedir.Salati Tüncina yı okumadan önce şu mübarek duayı bir (1) defa okursun.Bismillahirrahmanirrahim. Ya Zahiru Ya Batınu Ya Mütealü Kavlühül hakku ve lehülmülkü yevme yünfahu fis suri alimül ğaybi veş şehadeti ve hüvel Hakimül habir.Bu duadan sonra otuz (30) defa Salati Tüncinayı oku. Salati Tüncina budur:Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedinsalatan tüncina biha min cemiıl ehvali vel afati ve takdı lena biha cemial hacati vetütahhiruna biha min cemiıs seyyiati ve terfeuna biha ındeke aled derecati vetübelliğuna biha aksal ğayati min cemiıl hayrati fil hayati ve badel memat .Salati Tüncinayı otuz (30) defa okuduktan sonra, bir defa şu duayı okursun:Bismillahirrahmanirrahim Allahümme ya muhavvilel havli vel ahvali havvil hali ilaahsenil hal.Bundan sonra yüzbir (101) defa şu duayı oku:Azemtü aleyküm Ya Abdül basitu ve Ya Abdülveh habü ve Ya Abdülhallaku ve YaAbdürrezzaku ve Ya Abdülmuğni ve Ya Abdülmuğisü eğisüni bi ğavsetin veecibüni bi icabetin ve etıuni bi itaatin venzurini bi nazratin verhamuni bi rahmetinve hassılü muradi ve maksudi bi hürmetin ayatillahil azimi ve esma illahil kadimi vehabibüllahil kerimi ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihiecmeine velhamdü lillahi rabbil aleminBundan sonra Bin (1000) defa Salati Tüncina yı okur ve okuduktan sonra, bir defa şuduayı okursun:Allahümme neccina bi şerefis salati ve afina bi ınayetis salati Allahümme sehhirlimatlubi bi kıraetis salati ve sehhirli maksudi ve bi nuris salati ve bi hürmeti cemiılenbiyai vel mürseline ya kadıyel hacati fi hazihis saati ya dafiul beliyyati ya veliyyülhasanati ya mücibed davati ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin ve alihi vesahbihi ecmein.

Meleklerin Zikri

“Sübbuhun Kuddüsün Rabbüna ve Rabbülmelaiketi verruh”

Bu cümle umumi manada meleklerin muhteşem sırlar içeren teSbihatıdır. Melekler bu tesbihatla Allahı cc zikrederler. Adeta sırlı bir dua mesabesindedir bu meleklerin tesbihi…

Havas alimleri bu tesbihattaki sırlara çok önem vermişlerdir ve çeşitli terkibler düzenlenmiştir.

Kur’an-ı Kerim, yerde ve gökte bulunan her şeyin AllAh’ı tesbih ettiğini haber vermekte (Hadid, 57/1); meleklerin de Arş’ın etrafını çevirmiş olarak hamd u sena ile Cenab-ı Hakk’ı tesbih ettiklerini anlatmaktadır. (Zümer, 39/75)

Tesbih; Cenab-ı Hakk’ı tenzih etmek, yani Zatını i’tikad, söz ve amel bakımından şanına layık olmayan her türlü kusurdan yüce tutmaktır. Diğer bir ifade ile, tesbiH, layık olmayanı reddetmek.

Takdis; Layık olanı isbattır. Dolayısıyla, tesbihde bir çeşit takdis, takdisde de tesbih vardıR.

Bu tesbihatın Peygamberimizden a.s bize gelmesine sebeb olan birde menkıbesi vardır. Doğruluğu tartışılabilir, ancak İslami kaynaklar bunu bize aktarmaktadır.

Allah Teala Hz. İbrahim’e sayılmayacak derecede koyun sürüleri ihsan etti. Cebrail a.s., insan suretinde gelerek sordu:”Bu sürüler kimin? Bana bir sürü satAr mısın?”

İbrahim a.s:”Bu sürüler Rabbimindir. Şu anda benim elimde emanet olarak bulunuyor. Bir kere zikredersen, üçte birini; üç kere zikredersen hepsini al, götür!” dedi.

Cebrail a.s: “Subbuhun, kuddusün, RabbünA ve Rabbü’l-melaiketi verruh” dedi.

İbrahim a.s.: “Al hepisini! Senin, al, git!” dedi.

Cebrail a.s.: “Ben insan değil, meleğim, alamam.” dedi.

İbrahim a.s. “Sen meleksen, ben de Halil’im (AllaH’ın dostuyum.). Verdiğimi geri alamam.” dedi.

Nihayet İbrahim a.s. sürülerinin hepsini sattı. Mülk alıp vakfetti. İbrahim a.s, canı, evladı ve malı ile ağır bir imtihan geçirdi. Rabbine büyük bir teslimiyetle ram oldu. Kulluğun mutlak noktasına erişti. Suretten kurtuldu. Halilullah (Allah’ın dostu) oldu.

BU KONUDAKİ RİVAYETLER : 1-Hz. Aişe’den r.a gelen bir rivayet: Resulullah s.a.v. rüku ve secdesinde şöyle derdi: “Subbuhun, kuddusün, Rabbul melaiketihi verruh.” (Ebu Davud, II, 28-35)

2-Yüseyre r.a’dan rivayet edilmiştir. (Yüseyre hicret eden kadınlardan idi dedi ki: Rasulullah s.a.v. bize şöyle buyurdu: “Tesbih, tehlil ve takdisi elden bırakMayınız ve parmaklarınızla tesbihinizi çekiniz. Çünkü onlar da sorguya çekilecekler ve konuşturulacaklardır. Gaflete düşmeyin sonra rahmeti unutursunuz.” (Ebu Davud, Salat: 27)

Tesbih: Sübhanallah demektir. Tehlil: Lailahe illallah demektir. Takdis: “Sübhanel melikil kuddus” veya “Sübbühün, Kuddusun Rabbüna ve Rabbül melaiketi ver ruh”demektir.

Not : Tirmizi; Bu hadis garibtir. Sadece Hani b. Osman’ın rivayetiyle bilmekteyiz. Muhammed b. Rabia, Hani b. Osman’dan rivayet etmiştir.

3-Aişe r.a’dan rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah s.a.v, rüku yaparken: “Sübbuhun Kuddusun Rabbünave Rabbülmelaiketi verruh” derdi. (İbn Mace, İkametü’s Salat: 20;–Ebu Davud, Salat: 152)

4-Aişe r.a’den rivayet edilmiştir: Peygamber s.a.v’in rüku ve sücudunda “sübbuhun, kuddusun, rabbu’l-melaiketi verruhi Münezzehsin! Mukaddessin! Meleklerle Ruhun rabbisin (Ey Allahım)” derdi. (Müslim, salat 223; Tatbik 11, 75; Ahmed b. Hanbel, VI, 35, 94, 115, 148, 149, 176, 193, 200, 244, 266)

5-Aişe r.a.’dan rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v), rüku’ ve secdelerinde şöyle dua ederdi:“Sübbuhun, Kuddüsün, Rabbuna ve Rabbül melaikEti verruh.” (Müslim, Salat: 42; Müsned: 24009) Peygamber Efendimizin s.a.v rüku ve secdede “-Sübbuhun Kuddüsün Rabbuna ve Rabbulmelaiketi verruh- Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Sübbuh ve bütün üstün vasıfları, kemal, fazilet ve güzellik sıfatlarını Zatında cem eden Kuddüs olan Rabbim; ey meleklerin ve Ruhun Rabbi! Seni tesbih u takdis ederim.” dediği rivayet edilmektedir.

Dolayısıyla, bu tesbihat Peygamberimizin ve İbrahim a.s ve dahi meleklerin ki Cebrail a.s bir söylemi olduğundan mana içeriğide sırlar isTiva ettiğinden, her daim tekrarlanabilecek güzel bir zikirdir.

Bazı kaynaklarda okuduk ki Hanefi mezhebi “Rabbuna” kelimesi olmadan da bir takım rivayetlerin oluştuğundan beşeri bir kelam olma ihtimali göz önüne alınarak namazın ruku ve secdesinde söylenmesini uygun bulmamıştır. Ancak tesbihatta söylenmesin de bir sakınca görülmemiştir.

En iyisini Allah cc bilir.

Kadir gecesi rüya tekniği

Olumlu enerjinin bol hatta aşırı olduğu bazı günler vardır ve bu günlerde duaların, düşüncelerin, enerjinin ve rüyaların gücü oldukça büyüktür. O günlerden birisi olarak Kadir Gecesinde rüyaya bilerek yatın ve göreceklerinizi kaydedin. İşte Kadir Gecinde uyumadan önce yapacaklarınız… Kadir Gecesi, kandiller, arefe günleri, orucun açılmasına az kala olan zaman dilimleri gibi anlar dua etmek için oldukça önemlidir. Çünkü herkes o sırada olumlu düşüncenin içerisine girmiş ve güzel şeyler düşünmektedir. Bu enerjilerden yararlanmak, adapte olmak çok önemli. Dualar gibi rüyalar da bu enerjinin arasında hem farklılaşır hem de önemli bir hal alır. Böyle günlerin gecesinde rüyaya yatmadan önce enerjinizi koruyabilirseniz ne mutlu size! Kadir gecesi kandil olarak mübarek edilen günler arasında da oldukça değerlidir. Orucunu düzenli tutamayanların bile oruçlu olabildikleri bu gün Müslüman alemi için oldukça önemli. Böyle günlerde genellikle dualar, kandilleşmeler, güzel sohbetler hakimdir ve diğer işlerden uzak durulmaya çalışılır. Haliyle beyin de rahatlamış ve olumlu enerjinin zevkini çıkarmaktadır. İşte böyle bir anda göreceğiniz rüya ne kadar anlamlı tahmin bile edemezsiniz. Tecrübem ve tavsiyem olarak uykuya kadir gecesinin güzel enerjisi yanımda olsun, dualarım rüyamda ışık tutsun diyerek ve güzel şeyler güzel kişiler düşünerek uykuya geçmeniz. Genellikle “ya muhsi” esması rüyalar için büyük fayda sağlar. Bunu da tekrarlayarak uykuya dalabilirsiniz. Rüyalarınız genellikle net, sade, uykunuz hafif ve enerji dolu geçecektir. Kalktığınızda net olarak hatırlayacak ve farklı imajlar görmüş olacaksınız. Kötü bir düşünce veya kişi yüzünden ruhsal yapınızı aksatmadan; kendinize de bugün önemli ve özel bir gün bu günü başkaları için heba edemem diyerek sürekli hatırlatma yaparak geceyi tamamlamaya çalışın. Kandil gecesinin etkisinden hiç çıkmamaya gayret edin. Dualarınız, namazlarınız ya da farklı ibadetleriniz bittiğinde mümkünse tv, internet veya günlük olaylar ile ilgilenmeden yatakta güzel şeyler düşünmekle zaman geçirin. Rahat olduğunuz bir pozisyonda, temiz kıyafetler ile uyumaya bakın.